«

»

Apr 06

Okumak Keyifli Bir Aktivitedir. Peki Çocuklar Bunu Nasıl Keşfedecek?

cocuk-kalbi-zÇocukluğumdan kitap okumakla ilgili en fazla hatırladığım şey anlamadığım, sevmediğim pek çok kitabı okumak zorunda kalmış olmam.

Mesela Çocuk Kalbi kitabını, muhtemelen çok erken okumuşum ki, hiç sevmemiştim, çok güzel bir klasik olmasına rağmen. Bunun gibi pek çok örnek verebilirim. Tabii ki üzerimde çok güzel etki bırakan kitaplar da oldu, ama çocukluğumda okumayı sevmem için doğru yollar izlenmedi diye düşünüyorum.

Şu anda kitap okumayı çok seviyorum, ama bunun bir alışkanlıktan dolayı değil büyüdükçe bilinçlenmiş olmaktan, ve sürekli bir şeyler öğrenme isteğinden kaynaklandığını düşünüyorum. İlkokul yıllarımda bu alışkanlığın temeli daha doğru atılsaydı edebiyatla daha içli dışlı bir insan, daha iyi bir okur olurdum diye düşünüyorum.

Oğlum şu anda 10 yaşında. Ona 5 yaşındayken şöyle dedim: “Okumayı öğrendiğin zaman, istediğin tüm kitapları alabileceksin.”

“Tüm kitapları mı?” diye sordu. “Evet, tüm kitapları.” diye yanıtladım. Bu cevap onu çok şaşırttı tabii, çünkü, normal olarak, almak istediği her şeyin bir sınırı var. Ama kitapların yok.

İçimden çok gelse de onu kitaplar konusunda hiç yönlendirmedim. Kitapçılarda hep çok uzun vakit geçiririz. Ata almak istediği kitaplara hep kendi karar verir. Fikrimi sorarsa söylerim, o kadar. Bir kitabı almaya karar vermeden önce tek şart, kitabın ilk üç sayfasını okuması. Eğer okuduktan sonra o kitabı seveceğini düşünüyorsa o kitabı alabiliyor. İlk başlarda hep ‘Saftirik’ tarzı kitaplara yöneldi. Macera kitapları, fantastik seriler okudu. Futbolcuların hayatlarını okudu. Ve, bu hafta sonu kendi isteğiyle Çocuk Kalbi kitabını aldı. Eminim çok sevecek, çünkü buna kendi karar verdi.

Kitap okumayı gerçekten bir alışkanlık haline getirmesi, benim için derslerde gösterdiği başarıdan, sınav sonuçlarından kat kat önemli. Bu konuda ilk defa yıllar önce dinlediğim, çok değerli Profesör Stephen Krashen’ın söylediklerini uygulamam sayesinde Ata şu anda okumayı çok seviyor. Aşağıda kendisinin bir konferansta yaptığı konuşmasını dinleyebilirsiniz. Kendisi ayrıca pek çok yazısını kişisel web sitesinden de paylaşıma sunmuş durumda.

Çocuk yetiştirirken her zaman en doğruları yapmanız mümkün olmuyor. Kitaplarda yazanlar, uzmanların söyledikleri kulağa doğru gelse de çeşitli nedenlerden dolayı pratikte uygulamak imkansız olabiliyor. Bu yüzden, bu konuda doğru bir yol izlemiş olduğum için çok mutluyum.

Bundan sonra yapacağımız şey okuduğu kitapları bir köy ilkokuluna ya da kütüphanesine bağışlamak olacak. Bunu kendim yapmaktansa, bu kararı kendisinin vermesi için uygun ortamı yaratmayı planlıyorum. Böylelikle severek okuduğu kitapları, kitaplara erişimi kısıtlı olan çocuklarla paylaşmanın keyfini de yaşamış olacak.

Bu noktada eğitimcilere birkaç önerim olacak:

  • Okullarda okutulan kitapların seçimini çok dikkatli (yaş grubu ve ilgi alanlarını göz önünde bulundurarak) yapın ve mümkün olan her noktada seçimi çocuklara bırakın.
  • Kitap raporlarını zorunlu tutmayın, bu kitap okumayı bir külfet haline getirebilir.
  • Kitap raporlarını daha yaratıcı formatlarda tasarlayın. Yaratıcı kitap raporu fikirleri için aşağıdaki linklerden faydalanabilirsiniz:

10 Technology Enhanced Alternatives to Book Reports

Ten Great Creative Book Report Ideas

  • Çocukları kütüphane kullanımına teşvik edin. Bunun için eğlenceli aktiviteler planlayabilirsiniz. (Hazine avı, kütüphanede bir gece, vb.)
  • Gün içinde mutlaka ‘keyif için okuma’ süresi planlayın (10-20 dakika civarı) ve bunu tutarlı bir şekilde devam ettirin. Bu süre boyunca sizin de okuyor olmanız çok önemli.

Anne babalara da bazı önerilerim var:

  • Kitap okuma alışkanlığını geliştirmek adına çocuklarınızı sizin istediğiniz kitapları okumaya zorlamayın. Size birinin bunu yaptığını düşünsenize!
  • Kitap okuyan çocukların akademik olarak daha başarılı olduğunu unutmayın.
  • Okumayı öğrenmeden önce en az haftada üç kere çocuğunuza kitap okuyun. Okumayı öğrendikten sonra da bu alışkanlığı devam ettirin. Artık çocuğunuzdan size kitap okumasını da isteyebilirsiniz. Ama bunu bir zorunluluk gibi görmemesi gerekiyor. İkinizin de keyif alacağı bir kitap seçerek birlikte güzel vakit geçirebilirsiniz.
  • Çocuğunuzun sizi kitap okurken görmesi bu alışkanlığı kazanması açısından çok önemli. Siz de her akşam mutlaka okuyun. İlk zamanlarda çocuğunuz size katılmasa da, o da zamanla size uyum sağlayarak hoşuna giden şeyleri okumaya başlayacaktır.
  • Yapmaktan hoşlandığı aktivitelerden onu mahrum bırakarak kitap okumasını istemeyin. O zaman kitap okumak kaçınılmaz olarak istenmeyen bir aktivite haline gelir. Okumak keyifli bir aktivitedir.
  • Çocuğunuzu okuduğu kitapları arkadaşlarıyla paylaşmaya teşvik edin, ya da kitapları belli bir sayıya ulaştıktan sonra bağışlamayı düşünebilirsiniz. Bir alternatif olarak da çocuğunuz ikinci el pazarı tarzı yerlerde kitaplarını satabilir ve gelirini birlikte kararlaştırdığınız bir sivil toplum kuruluşuna bağışlayabilirsiniz.

Hem eğitimcilere hem anne babalara Profesör Stephen Krashen’ın okuma alışkanlığıyla ilgili söylediklerini dinlemelerini öneriyorum. Bir konferansta yaptığı konuşmayı aşağıda izleyebilirsiniz.

Bol kitaplı günler diliyorum!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>